Bağlaçlar

Bağlaçlar
Bağlaçlar

Bağlaç Nedir?

Cümle içinde aynı görevde olan ya da anlamca birbiri ile ilgisi bulunan sözcükleri, sözcük gruplarını, anlam bakımından birbiri ile ilgili cümleleri bağlayan sözcüklere “bağlaç” denir.

Cümlede birden fazla özne, birden fazla sıfat, belirtili nesne, zarf, tamlayan, tamlanan, yüklem vb.  görev yapan her türlü kelime ve cümleleri birbirine bağlar.

En sık kullanılan bağlaçlar şunlardır:

  • ama, fakat, lâkin, ancak, yalnız, oysa, oysaki, hâlbuki
  • ve, ile
  • ki
  • de
  • çünkü, zira
  • madem, mademki
  • veyahut, yahut, veya, ya da
  • şayet, eğer, ise
  • öyleyse, o halde, kısacası, demek ki, nitekim
  • yoksa, anlaşılan
  • ne……ne (de), ya….ya (da), gerek…gerek(se), ha…..ha, ister…..ister(se), kâh…..kâh, de…..de
  • hatta, üstelik, ayrıca, hem, hem de,
  • yine, gene
  • meğer

Bağlaçların Özellikleri Nelerdir?

Genel olarak;

  • Bağlaçlar tek başına anlamı olmayan ve cümlede “bağlama görevi” olan sözcüklerdir.
  • Bağlama görevi yanında cümlede çeşitli anlam ilgileri de kurabilirler.
  • Cümleden çıkarıldıklarında cümlenin anlamında bozulma olmaz; fakat daralma olabilir.
  • Bağlaçlar kendinden önceki ve kendinden sonraki sözcüklerden ayrı yazılırlar. Bağlaçlara benzediğini ve bağlaç olduğunu düşündüğünüz birleşik yazılmış olanlar bağlaç değil ektir.
  • Hiçbir cümle ögesi olmazlar.
  • Bağlaçların yerine uygun olan bir noktalama işareti konulabilir.

“İLE” Bağlacı

  • Çoğu zaman “ve” bağlacı ile aynı görevde kullanılır. Fakat “ile” bağlacı cümleleri bağlama göreviyle kullanılmaz.

ÖRNEKLER:
Güneş ile dünya arasındaki uzaklığı soruyor. (İsimleri bağlar)

Gelmesi ile gitmesi bir oldu. (Fiilimsileri bağlar)

Annesi ile teyzesi termal otelde konakladılar. (Özneleri bağlar)

KARIŞTIRILABİLEN DURUM:
İle sözcüğü cümlede sözcükler arasında anlam ilgisi kurarak edat olarak da görev yapabilmektedir, bu durumda  bağlaç olan “ile”yle karıştırmamak gerekir. Bunun için cümledeki ile sözcüğü yerine “ve” bağlacı getirilir. Anlamda bozulma olmuyorsa ile sözcüğü bağlaçtır.

ÖRNEK:
Bu para ile nasıl geçinebileceğimi bilmiyorum. (Edat) (ile ≠ ve)

Amcası ile halası bahçede semaverin başındaydı. (Bağlaç) (ile = ve)

“VE” Bağlacı

  • Ve bağlacı, cümlede eş görevli sözcükleri birbirine bağlar veya iki cümleyi birleştirerek sıralı bir anlatım oluşturur.

ÖRNEKLER:
Türkiye ve Hırvatistan bu sene şarkı yarışmasına katılmadılar. (Özneleri bağlar)

Çarşıdan gazete ve ekmek aldım.  (Eş görevli sözcükleri  (bsiz. nesne) bağlar)

Bahçedeki otları yoldum ve bir köşeye yığdım.  (Cümleleri bağlar)

Yaramaz ve çalışkan çocuk.  (Sıfatları bağlar)

Pahalı elbiseler ve ayakkabılar aldı. [Tamlananları (aynı zamanda isimleri) bağlamıştır]

Bu yazıda, Çehov’u ve Sait Faik’i anlatıyor. (Nesneleri bağlar)

“AMA, FAKAT, LÂKİN, ANCAK, YALNIZ, OYSA, OYSAKİ, HÂLBUKİ” Bağlaçları

  • Karşıtlık anlamı kazandıran bağlaçlardır. Genellikle cümleleri bağlama görevi üstlenirler.

ÖRNEKLER:
Gitar çalıyorum ama kemanı daha çok seviyorum.
(Cümleleri bağlamıştır.)

Kitabı daha bitiremedim ama keyifle okuyorum.

İyi koştu fakat birinci olamadı.

Benimki aşk değil yine de onu çok seviyorum.

Kimsesi yoktu ancak kendine bakabilecek kadar da güçlüydü.

Paketi zamanında yerine ulaştıramadım oysaki yola çok erken çıkmıştı.

Oysa ne çok sevmiştim seni.
(Öncesinde başka bir cümlenin varlığı anlaşılıyor)

Arabayla gideceğini biliyordu halbuki.
(Öncesinde başka bir cümlenin varlığı anlaşılıyor)

Sevmek ama sevilmemek işte bütün mesele bu.
(Fiilimsiler bağlanmıştır.)

KARIŞTIRILABİLEN DURUMLAR:

  • Ancak kelimesi  “sadece” anlamında kullanılırsa edat, “olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle” anlamlarında kullanılırsa zarf, “ama, fakat” anlamlarında kullanılırsa bağlaç olur. Ancak kelimesinin yerine bu anlamlardan hangisi getirilebiliyorsa sözcük türü de o olur.

ÖRNEKLER:
Ancak kendisi bu işi başarabilirdi. (Sadece = Edat)

Yollar buzlu olduğundan eve ancak gelebildi. (Güçlükle = Zarf)

Cenazesine katılamadı ancak kargo ile çelenk gönderdi. (Fakat = Bağlaç)

  • Yalnız kelimesi  bir ismi nitelerse niteleme sıfatı, bir fiili veya fiilimsiyi nitelerse durum zarfı, “ama, fakat” anlamlarında kullanılırsa bağlaç, ya da bir isim olarak kullanılabilir. Yalnız kelimesinin cümle içindeki anlamlarına göre sözcük türü belirlenir.

ÖRNEKLER:
Kırşehir’e kadar yalnız onun için gittim. (Sadece = Edat)

Kırşehir’e kadar gittim; yalnız Boztepe’ye uğramadım. (Ama, fakat = Bağlaç)

Kırşehir’e kadar yalnız gittim. (Yalnız = Zarf)

Ankara, yalnız bir hayat sürmek için ideal yerdir . (Sıfat)

“Kİ” Bağlacı

  • Bağlaç olan “ki” daha çok  cümleleri bağlama görevi ile kullanılır. Ki bağlacından sonra gelen cümle önceki cümlenin açıklayıcısı olur.
  • Diğer sözcüklerden daima ayrı yazılır.
  • Bu bağlacın sesli ve sessiz harflerinde değişiklik olmaz (kı, ku, kü şekilleri yoktur.)

ÖRNEKLER:
Canı sıkılmış ki bizimle gelmedi. (Neden-sonuç)

Artık erken yatmalı ki okula geç kalmasın. (Koşul-Şart)

Nietzsche der ki: “En büyük delilik, denize tuz atmaktır.”

Sen ki beni çok iyi tanırsın. (Özneyi pekiştirme)

Yarın buraya döner mi ki? (Kuşku, kaygı)

Beni anlamıyor ki… (Yakınma)

Dışarı çıktım ki ortalığı sel götürüyor. (Şaşma)

KARIŞTIRILABİLEN DURUM:
İlgi eki olan “ki”, sıfat yapan “ki” eki ve bağlaç olan “ki” karıştırılmamalıdır.

İlgi eki adı üstünde ek olduğu için birleşik yazılır. Bir ismin yerini tutar.

Sıfat yapan ki de birleşik yazılır; ancak bağlaç olan “ki” başlı başına bir sözcüktür ve ayrı yazılır.

ÖRNEKLER:
Odanınki salonun perdesinden daha gösterişliydi. (İlgi zamiri)
Odadaki eşyaları topladım. (Sıfat yapan ki)
Odanın perdesi yıkanmadı ki takayım. (Bağlaç)

“DE” Bağlacı

  • Bağlaç olan “de” her zaman kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır.
  • Ünsüz benzeşmesine göre çeşitleri yoktur. Yani “d” sesi sertleşerek “t” olmaz. Sadece “de, da” şekilleri vardır.
  • Bulunduğu cümlede çeşitli anlam ilgileri kurabilir. Cümlede var olan anlam ilgilerini (eşitlik, gibilik, katılma vb.) pekiştirir.

ÖRNEKLER:
O dergiyi ben de okudum. (Eşitlik, gibilik)

Size de bir tablo yapabilirim. (Başkasına yaptığım gibi-gibilik)

Burayı da görmemiştim. (Başka bir yeri görmediğim gibi-gibilik)

Önce kendin çalış da sonra benden çalışmamı iste. (Kızgınlık)

Size ne oluyor da işimize karışıyorsunuz.(Azarlama)

Okula bir gel de oradan çarşıya gidersin. (İstek)

Ne iyi ettiniz de yemek getirdiniz. (Memnuniyet)

Okuyacak da bana yardım edecekmiş. (Alay)

Buraya gelmişsin de bize uğramamışsın. (Yakınma)

Oyuncak da oyuncak diye tutturdu. (İnat)

Bu sınavı kazanacak da ben göreceğim. (Küçümseme)

KARIŞTIRILABİLEN DURUMLAR:
Bağlaç olan “de” ile bulunma hal eki olan “de” ve yapım eki olan “de”yi karıştırmamak gerekir. De bağlacı ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı bozulmaz.

Hal eki olan ve yapım eki olan “de” hem birleşik yazılır hem de çıkarıldığında cümlenin anlamında bozulma olur.

Bağlaç olan “de”nin sadece “da, de” şekilleri varken diğerlerinin “da, de, ta, te” şekilleri  mevcuttur.

ÖRNEKLER:
Bugün bahçede mangal yakacağız. (Hal eki)
Bugün bahçe mangal yakacağız. (Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı bozulur.)

Bugün sabah bahçe de temizlendi. (Bağlaç)
Bugün sabah bahçe temizlendi. (Cümlenin anlamı bozulmaz ancak daralma meydana gelebilir.)

Sözde bize gelecektin (Yapım Eki)

“ÇÜNKÜ, ZİRA” Bağlaçları

  • Bu bağlaçlar başına geldikleri cümleyi kendisinden önceki cümlelere bağlarlar.

ÖRNEKLER:
Düğününüze gelemedim; çünkü hastalandım.

Bu soruyu çözemedim; çünkü konuyu kavrayamamışım.

İpleri sıkıca bağlamalısın zira yıkılacak gibi duruyor.

Bu yıl ürünler iyi çıktı zira yağmurlar boldu.

“MADEM, MADEMKİ” Bağlaçları

  • Bu bağlaçlar başına geldikleri cümleyi daha sonrakilere bağlarlar.

ÖRNEKLER:
Mademki buraya geldiniz, bir çayımızı için.
Kitabı okumayacaktın madem, neden satın aldın?

“VEYAHUT, YAHUT, VEYA, YA DA” Bağlaçları

  • Bunlar birbirine denk olan, birbirinin yerini tutabilecek olan iki unsuru birbirine bağlayan, birbiriyle karşılaştıran bağlaçlardır. Bağladıkları iki unsurun, iki kelime, kelime gurubu veya cümlenin arasına girerler.

ÖRNEKLER:
Roman veya öykü ikisini de okumayı çok severim.

Kardeşin yahut baban okula gelsin.

Müzik ya da resim dersini seçebilirsin.

Akşam veyahut gece yarısı yola çıkarız.

“ŞAYET, EĞER, İSE BAĞLACI” Bağlaçları

  • Bu bağlaçlar koşul-şart ifade eden veya şart anlamını kuvvetlendirirler.
  • Başına geldikleri cümleyi daha sonraki cümle veya cümlelere bağlarlar.
  • İse bağlacı kendinden önceki sözcükle birleşik yazılabilir.
  • Eklendiği sözcüğe göre “se, sa” şeklinde değişiklik gösterebilir.

ÖRNEKLER:
Eğer son soruyu bilseydik, yarışmayı kazanacaktık.

Şayet paranız biterse beni arayın.

Bugün güzel yemekler olduğu için yemekhaneye gittik, Ahmet ise bizle gelmedi.

Ben hızlı hızlı yürüdüm annem ise arkamdan ağır adımlarla geliyordu.

KARIŞTIRILABİLEN DURUM:
“İse” sözcüğü ek-fiil olarak da kullanılabilir. Ek fiiller isim soylu sözcükleri yüklem yaparken, basit zamanlı fiilleri de bileşik zamanlı yapar. Cümlede koşul-şart anlamı sağlar. Bağlaç ile farkı ek fiilin olumsuzu yapılabilirken bağlaç olan “ise”nin olumsuzu yapılamaz ve şart anlamı da sağlamaz.

ÖRNEK:
Yola erken çıkarsa yetişebilir. (ek-fiil)
Yola erken çıkmazsa yetişemez. (ek-fiil)

Tansiyonu yüksek, ateşi ise normalin üstünde. (Bağlaç)

“ÖYLEYSE, O HALDE, KISACASI, DEMEK Kİ, NİTEKİM” Bağlaçları

  • Özet anlamı kazandıran bağlaçlardır. Kendinden önceki cümle veya cümleleri özet veya sonuç cümlesine bağlarlar.

ÖRNEKLER:
O halde bu konuyu anlamadığını düşünüyorum.

Sınıfta çok ses var; o halde dersi burada bitiyorum arkadaşlar.

Öyleyse bu işten vazgeçelim artık.

Kısaca seninle aynı ortamda bulunmaktan çok memnunum.

Demek ki onu bugüne kadar kimse anlayamamış.

Nitekim yapayalnız kaldığını kendisi de anlamıştı. (Sonuç olarak)

“YOKSA, ANLAŞILAN” Bağlaçları

  • Olasılık anlamı kazandıran bağlaçlardır.

ÖRNEKLER:
Yoksa bu akşam bana sürpriz mi yapacak.

Anlaşılan yemeği hemen yapamayacak.

“NE……….NE (DE), YA…..YA (DA),
GEREK…GEREK(SE), İSTER…..İSTER(SE),
KÂH…..KÂH, DE…….DE ” Bağlaçları

  • Çoğunlukla karşılaştırma anlamı sağlayan bağlaçlar olmakla birlikte cümlede değişik anlam ilgileri oluştururlar.
  • Bu bağlaçlar ile ilgili sorular daha çok “hangi öğeleri bağlamıştır” şeklinde gelmektedir.

ÖRNEKLER:
Memlekete ne seni ne de annemi götürüyor.
(Nesneleri bağlamıştır)

Ya bu odayı temizlersin ya da bir daha buraya gelemezsin.
(Cümleleri bağlamıştır.)

Gerek milletimiz gerekse devletimiz bu uğurda her şeye hazırlıklıdır.
(Özneleri bağlamıştır.)

İster bu ceketi ister yeşil paltoyu alabilirsin.
(Nesneleri bağlamıştır.)

Evini de arabasını da çok ucuza satmış.
(Nesneleri bağlamıştır.)

Bağlaçlar ile edatlar birbiriyle karıştırılan konular arasında gelir. “Bu sözcük bağlaç mıydı edat mıydı?”  diye kendinize sorduğunuz olmuştur.  Bu yüzden bir önceki yazımızda anlattığımız edatlar konusuna da bakmanızı tavsiye ediyoruz. Böylelikle ikisi arasındaki farkları daha rahat kavrayabilirsiniz. İyi çalışmalar.

15 YORUM

  1. Hocam ellerinize sağlık, bu kadar bilgi kirliliğinin olduğu bir zamanda sizlerin doğru bilgiyi kullanıcılarınıza titizlikle paylaştığınızı görmek tarif edilemez bir mutluluktur.(Hatalarla dolu değildir umarım .D)

Görüşlerini ve Sorularını Bizimle Paylaşabilirsin

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi buraya giriniz

Exit mobile version